TR
Avrasya Sanat ve Medeniyet Dergisi Yıl:2015  Sayı: 2  Alan: Sosyal ve Kültürel Antropoloji

MERİÇ BİLGİÇ
Ben ve Uygarlık-I (Arkaik Dönemim Mutlak Bütünlüğü)
 
Bu çalışma, en önemli tarihi metinleri kendi asıl dillerinde, “evren” ve “Tanrı-devlet” ideleri arasında “ben” idesinin inşasının bir ifadesi olarak yorumlayarak arkaik insanlık tarihini felsefi antropolojik açıdan bir yeniden okuma girişimidir. “Evren” idesi bilim ve hakikat problemi ile ilgili olarak zihnin bir dış yönelimi, “Tanrı-devlet” idesi de ahlak ve özgürlük problem ile ilgili iç yönelimi olarak tanımlanmıştır. Zihnin bu yönlerinin toplamı tarihsel süreçte “ben” idesini bir sanatsal yaratım olarak ortaya çıkarmıştır. Bu iç ve dışsal hareket bir tür Hegelci diyalektiktir fakat üzerilerine, Kant’ta saf aklın idelerinde (Evren, Ruh, Tanrı) “Transandantal Tam algı”nın rolü eklenmişlerdir. Bu ideler pratik hayatta da aklın teorik kullanımında da önemlidirler çünkü ideler bütün bilişsel eylemlerimizin pratik nedenleridirler. Böylece, biz de burada ben problemi ve kaçınılamaz diyalektik illüzyon üzerine yeni bir tarihsel farkındalık yaratacak şekilde antropolojik açıdan eleştirel felsefenin konumu alıyoruz.

Anahtar Kelimeler: Diyalektik illüzyon, petrografi, Gılgamış destanı, Horus’un gözü, Bhagavad-Gītā, Tao, Platon.


Self and Civilization-I (The Absolute Totality of Archaic Era)
 
This paper attempts to re-read the archaic human history from philosophical anthropological point of view by interpreting the most important historical texts in their original language as the expressions of constituting the idea of “self”, between the ideas of “universe” and “God-state”. The idea of “universe” is defined as the external intention of mind (soul) that deals with the problem of truth and science, and “God-state” as the internal one that deals with the problem of freedom and morality. The totality of these aspects of mind historically creates the idea of “self” as an art. This inner-outer movement is a kind of Hegelian dialectics but has been articulated in the role of “Transzendentale Apperzeption” in Kant’s ideas of pure reason: Universe, Soul and God. The ideas are important both in practical life and the theoretical use of reason too, because the ideas are the practical reasons of our all cognitive actions. So, we here too take the position of critical philosophy to create a new historical awareness on the problem of self and unavoidable dialectical illusion.

Keywords: Dialectical illusion, petrography, the epic of Gilgamesh, the sacred eye of Horus, Bhagavad-Gītā, Tao, Plato


Detay

İÇERİK